02 Temmuz 2010 Cuma

PEMBE KAHVERENGİ BABY SHOWER

CUPCAKE STAND

Yaklaşık 1,5 aylık bir aradan sonra -ki bana yıl gibi geliyor- heyecanlı ve hummalı bir şekilde hazırlandıgım, can arkadaşımın baby shower fotograflarını paylaşmak istedim. Bir aile büyüğümüzün rahatsızlığı nedeniyle tarihini ertelemeyi düşünürken bir anda öne çektiğimiz, yapılacağı gün de; Adana'da önce sabah yağmurlu ve kapalı ardından da ögleden sonra bir rüzgar fırtınasının yaşandıgı, dolayısıyla tansiyonu yüksek bir hazırlıkla geçen ama sonunda hepimizin gülüp eğlendiği güzel bir akşam oldu... Aslında itiraf etmek gerekirse, başlangıca kadar benim için çok stresli, başladıktan sonra da heyecandan neredeyse hatırlayamadıgım bir gündü diyebilirim. Ama sonrasında herkesten gelen yorumlara bakacak olursam sanırım herkes, en başta da annemiz mutlu oldu. E amaç da bu değil mi zaten?

Şimdi biraz hazırlıklardan bahsedeyim. Doğum yaptıgında zaten şeker hamurlu kurabiye ve cupcakeler yapmayı planladıgım için, baby shower'da daha farklı ikramlar olsun istedim. Bunun için de her zaman çok beğendiğim pembe-kahverengi kombinasyonunda birşeyler hazırlamak istedim. Fotoğraflarda göreceğiniz afiş, balon vb hariç herşey bir Kırmızı Mutfak ürünüdür! Örneğin yukarıdaki cupcake standı ya da aşagıdaki fotoğrafta gördüğünüz peçeteler ve peçetelikler gibi. Peçetelikteki emziğe dikkatt :))

BABY SHOWER TABLE

İlk planlamada yaklaşık 10 kişilik bir davetli grubu için hazırlık yapmaya başlamıştım. Dolayısıyla evdeki yemek masama göre bir kahverengi örtü, pembe bir runner ve peçeteler yaptırdım. Fakat davetli sayısı yavaş yavaş 20'ye doğru yol almaya başlayınca, partinin evde salonda kotarılamayacağına, dolayısıyla da oturdugumuz sitenin bahçesinde yapılmasına karar verildi. Bu arada örtüler evdeki masaya göre hazır durumda dikkatinizi çekerim! Neyse ki, daha önce de bahsettiğim gibi evdeki masa abuk ölçülerde oldugu için, örtü yaptırmak için alınan kumaşlardan normal ebatta 2 masaya falan daha yetecek boyutta kumaş artıyor! Bu durum ilk kez çok işe yaradı ve bahçede kullandıgımız masalarda artan kumaşları da örtü gibi kullanarak durumu kurtardık :) Tabii bu kumaşların kenarları dikişsiz falan ama ne yapalım çok da dikkatli bakılmazsa belli olmuyordu diyelim :)) Bakınız aşagıdaki fotograflarda masa örtülerini görebilirsiniz...

BABY SHOWER TABLE

2 masada kahverengi örtü üzerine pembe runner, diğer 2 masada ise artan pembe kumaşla örtü üzerine artan kahve kumaşla runner :)

BABY SHOWER TABLE

Yukarıdaki fotografta gördüğünüz masanın ortasında duran bebek bezi pastanın yakından görünüşü...

DIAPER CAKE, BEZ PASTA

Masadaki çiçekler de bildiğiniz gibi hep Kırmızı Mutfak üretimi oluyor, bu defa da yapay pembe gül buketleri, küçük vazolara yerleştirildi, etrefına pembe ve kahverengi tül sarılıp aynı renkte kurdelalar ile fiyonk yapılıp süslendi...

BABY SHOWER TABLE

Yabancı sitelerde gördüğüm ve pek beğendiğim korsaj fikrini de uyguladım, anneye korsajını da partiye gelir gelmez bizzat kendi ellerimle taktım! :)) Korsaj yakma gül katlarından oluşuyordu ve kristal emzik ve kurdelalarla süslenmişti.

CORSAGE

Gelelim tatlı büfesine, maalesef planladıgım gibi bir büfe hazırlayamadım. Sabah yağan yağmur ve öğleden sonra kopan rüzgar fırtınası, hava bozar mı korkusuyla hazırlıkları son dakikaya bırakmama neden oldu. Son dakikada hazırlanınca da böyle oldu tabii... Kafam nasıl dağınıkmış ki, sağ arka duran naylon poşeti bile kadrajda hiç farketmememişim :(

DESSERT BUFFET

Neyse, neler vardı büfede; yine pembe-kahve renklerde şeker ve çikolatalar, yukarıdaki cupcake standı (üst kısmı; şeker hamuru ile süslediğim maket pasta olan bir stand bu), birisi sağ tarafa diğeri sol tarafa yatık, bebe çıngırağı şeklinde şeker hamurlu pastalar... Büfede sepet içerisinde partiye katılanlara dağıttığımız pembe bebek arabası şekerleri de var ancak fotografı yok maalesef, sayısı fazla olmasına rağmen bana da kalmadı :))

RATTLE CAKE

RATTLE CAKE

Aşagıdaki fotoğraflar ise; partinin tarihi erkene alınınca, bir de üzerine kargonun hatası eklenince, partinin ertesi günü elime ulaşan su şişesi etiketleri ve parti giriş bannerı :)) Şimdi güldüğüme bakmayın, o gün pek de gülmüyordum :) Şenizcim bir daha doğum yapacak olursan şişe etiketleri ve bannerimiz hazır :)

DSC02487


DSC02490


DSC02488

En güzelini en sona sakladım, siz hiç bu kadar güzel cupcake yenildiğini gördünüz mü?
Güzel prenses şansın da senin kadar güzel olsun...

DSC02482

Arkadaşıma bebeğini sağlıkla kucağına almasını diliyorum, dilerim annesi kadar güzel bir bebeğimiz olur...

Şimdii kısa bir ara. Stresli zamanlar geçiren, son günlerde sağlıkla ilgili sıkıntılar da yaşayan Kırmızı Mutfak'ın biraz dinlenmeye ihtiyacı var, kafasını dinlemeye, toparlanmaya...

Paylaşılacak birikmiş birçok fotoğraf var aslında; güzel pastalar, yine aynı arkadaşımız için hazırlanan bir diğer baby shower'dan mamalar. Ama kısa bir süre için Kırmızı Mutfak kapalı...

Lütfen kendinize iyi bakın, hoşçakalın, kırmızı kalın...

18 Mayıs 2010 Salı

SÜNGER BOB PASTA ve KURABİYELERİ

SPONGE BOB CAKE

Makasla birşeyler keserken, hemen değil ama kısa bir süre sonra elim acımaya ve sıkışmaya başlar. Bir masada yemek yerken; ki bu bir restoran, ya da misafirliğe gidilmiş bir ev, ya da bizzat kendi evim de olabilir; oturur oturmaz bardakların yerini değiştirir, sağ taraftan sol tarafa alırım. Ki bu arada bazı işgüzar bakışlara maruz kalmam da cabasıdır (kör cahil, bardak sağda durur babında :) ). İmzalamam için bana uzatılan kağıtları, bir şekilde imzalayacağım yöne döndürebilmek için, kağıdı uzatan tarafla ufak çaplı çekişmeler dahi yaşadığım olmuştur!

Tüm bunları ve daha bir çok örneği, şu yukarıda gördüğünüz pastanın pandispanyasını kitchen-aid'im ile çırparken düşünmeye başladım. Ne alaka demeyin hemen. Kitchen-aid bile sağ elini kullananlara göre tasarlanmış bir alettir! Kırmızıdır falan ama yetmemektedir çünkü benim gibi bir solak için kullanılması çok da kolay bir alet değildir. Mikserle çırpma halinde iken, içerisine malzeme eklemenize olanak sağlayan ve eklediğiniz malzemenin etrafa sıçramasına engel olan alet (adı her ne ise hiç bir fikrim yok, o nedenle uzun uzun tarif ettim!) tamamıyla sağ tarafa dönük olarak durmakta ve bir solak olarak sizden şu beklenmektedir ; ya sağ elinizle soyut bir çalışma içerisine girip, malzemeyi mikserin içine değil dışına dökeceksinizdir ki bir solak için bu kaçınılmazdır; ya da akrobatik hareketlerle, sol elinizle malzemeyi tutarak sağ taraftaki açıklığa ulaşma yönünde ciddi bir çaba sarfedeceksinizdir. Bu noktada tek söyleyebileceğim çok da esnek olmadığımdır, dolayısıyla tüm tezgahın üzerine bulanmış kakaolu karışım ve üzerindeki topaklar halindeki un kolaylıkla açıklanabilir hale gelir...

SPONGE BOB CAKE

Solak olmak kolay iş değildir. Çok acıklı söyledim farkındayım ama inanın amacım kendimi acındırmak değil... Toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan sağlaklara bir şekilde ulaşarak, bu konudaki farkındalıklarını arttırmak gibi ulvi bir görev de seçmedim kendime! Sadece paylaşmak istiyorum... Ne diyordum, solak olmak kolay iş değildir. Bir kere kullandıgınız her alet sağlaklara göre tasarlanmıştır. Hadi bir şekilde buna alıştınız diyelim, zaten alışmak zorundasınız, çünkü yaşadıgınız hayata adapte olmak için başka şansınız yoktur. Ama zaten bana bu aletleri kullanma zorluğu değil de, en çok, insanların bakışları koymaktadır! Pek bi beceriksiz oldugunuzu ima ediyor bakışları, hoş zaten siz de öyle hissediyorsunuz. Tabii sadece bakışlarla da kalmıyor, bazen dile getirildiği de oluyor...

SPONGE BOB COOKIE

Bir tarihte yaşlıca bir teyzeye, bir cama yapıştıracağı bir kağıdı kesmesi için yardımcı oluyorum, en azından niyetim bu! Kağıda yazı yazıldı (bu arada solak olmanın bir diğer dezavantajı da yazdığınız yazıyı, elinizi kaldırmadıgınız sürece görememenizdir. Ayrıca yazı elinize bulaşır; hem yazınız bozulur hem de elinizde kurşun ya da tükenmez kalem lekeleri ile gezersiniz her daim, en azından benim öğrencilik yıllarım böyle geçmiştir! Bakınız mesela yukarıdaki fotoğraftaki kurabiyede, sünger bob'un gömleğinin altındaki delikli çizgiyi düzgün çekemememin sebebi de tamamen solak olmamdır, çizgiye düzgün başlarım, ama sonra çizginin nereye gittiğini göremem, o da eğri olur doğal olarak :)) Neyse nerede kalmıştım, hah, yazı yazıldı, ben kağıdı kesmek amacıyla kağıdı ve makası elime aldım. Tam makası kavradım ve kağıda davrandım ki, teyze ''makası ters tutuyorsun!'' dedi. Ama ne dediğinin önemi yok, asıl nasıl dediği mesele, sesinin tınısını bir duymanız lazım. Teyze demedi, buyurdu, öyle diyeyim! :) Hani öyle içinize işleyen bir otoriteyle söylendi ki, sağ elime hükmedip o elimi kullanabilirdim belki de o anda :) Bunun yerine kalakaldım! Allahtan annem yanımdaydı, "ters tutmuyor solak o" dedi (üff çok kötü yaa). Teyze hiç iplemedi tabii, "solak değil beceriksizzz" diyen bakışlarla beni süzmeye devam etti! :)
Hayır bir de çok komik bir şekilde "solaklar zekidir" anlayışı hakim toplum genelinde, e o zaman niye bana herkes salakmışım gibi bakıyor, birisi de bunu bir açıklayıversin bana bir zahmet.

Cidden abartmıyorum ama, siz hiç bir solak size kahve pişirirken, kahveyi fincanınıza nasıl döktüğünü gördünüz mü? Cezvenin sapı sağ el ile tutulacak şekildedir, ağzı da sapı ile 45 derecelik bir açı oluşturur, ya ben şimdi burada matematiğe girmeyeyim; kısaca bir solak fincanınıza kahveyi boşaltırken ya güler ya da acırsınız; ki bilin ki o solak da o anda kendini çok kötü hissetmektedir :)

SPONGE BOB COOKIES

Bunun üzerine klavyede rakamlara basma mevzuuna hiç girmeyeyim daha iyi :)) Bunun yerine pastamı anlatayım. Sünger Bob pastası ve Rıfkı Abi :)) kurabiyelerini, yeğenimin mayıs ayında doğmuş 4 arkadaşıyla paylaştıgı,okuldaki kalabalık doğumgünü için yaptım. Rıfkı abi diyorum çünkü kurabiyeler sünger bob'dan ziyade, Rıfkı abi'ye benzedi :)) Sahi Rıfkı abi diye bir karakter var mıydı? Kurabiyeyi ilk yaptıgım anda Rıfkı abi diyiverdim de :)) Pastama laf söyletmem ama, çok sevdim kendisini :) Size oradan nasıl görünüyor bilmiyorum ama, oldukça da büyüktü kendisi. 25*35 cm boyutundaki pastanın yüksekliği tam 10 cm idi; tam 6 kattan oluştu, bol ganaj ve vişneli idi. Farklı bir tarif denediğim pandispanyasından da memnun kaldım...


Bu arada, pastayı yapıp, kitchen-aid'imi kaldırırken, şu yukarıda uzun uzun anlattığım adını bilmediğim aparatının sola doğru dönebildiğini farkettim, tam dönmüyor ama en azından ortalıyor diyebiliriz :)) Mikseri 1 yılı aşkın süredir kullanmama rağmen, adı bilinmeyen aparatla tanışmamız yeni, bundan sonra daha iyi bir ilişkimiz olacağına inanıyorum kendi adıma :) Neyse mikser kırmızı zaten! Benden bu kadar çok konuştum, pardon çok yazdım. Lütfen hoşçakalın, bi de kırmızı mikserimin hatırına kırmızı kalın...

13 Mayıs 2010 Perşembe

FRAISIER PASTA GÖRÜNÜMLÜ ÇİLEKLİ PASTA

STRAWBERRY CAKE


Şeker hamurundan sıkıldım! Hani dağlar kadar yaparım da, sıkıldım derim anlarsınız, biliyorum fazla da birşey yaptığım da yok ama şöyle ıslak ıslak, bol bol yumuşak kremalı, bol bol meyveli pastalarımı özledim. Bir de tabii çilek mevsimi...

Algıda seçicilik ciddi bir hadise; bu aralar tüm dergilerde, gazetelerde, kitaplarımda, internette, en çok ama en çok çilekli pastalar çekiyor beni. Tanrı aşkına bu aralar her yerde Fraisier (Fransızcada çilek anlamına gelen Fraise kelimesinden türetilmiş, çilekli pasta anlamına geliyor) fotoğrafları mı var, bana mı öyle geliyor??


STRAWBERRY CAKE

Kırmızı Mutfak'da pastalar sadece doğumgünlerinde yapılıyor artık sizin de bildiğiniz gibi. Benim bir canım arkadaşımın doğumgünü de bu çilek krizinin üzerine gelince, bünyeyi daha fazla tutamadım!

Hani tamam Fraisier pastaların görüntüsü çok çekici geliyor ama illa ki bir Fraisier pasta mı yapmak zorundayım? Diye sordum kendime, hayırrr diye de cevap verdim, yine kendi kendime. Dolayısıyla tarifinin, gerçek bir Fraisier ile alakasının uzaktan yakından bulunmadığı, tamamıyla şahsımın canının istediği şekilde bir çilekli pasta yaptım.

Buyrun karşınızda, Fraisier görünümlü çilekli pasta (Doğan görünümlü Şahin benzetmesi size de çağrışım yaptı mı :)) ) ...

STRAWBERRY CAKE

Önce şöyle yumuşacık bir Madeira pastası pişirdim, 3 kata ayırdım. Sonra aldım önüme pasta çemberimi, serdim bir kat pastayı altına, çilek aroması eklediğim şekerli şurubumla cömertçe ıslattım. Adana'da (memleket reklamı) yetişen, tadı şu küçüklüğümüzdeki mis kokulu çilekleri hiç aratmayan çileklerimi diklemesine ikiye kesip yerleştirdim çember kenarlarına, ortada kalan boşluğa da tüm çilekleri oturttum. Sıra geldi kremasına; kremanın da pastaya yakışır lezzette ve şöyle yumuşacık, pofuduk pofuduk olmasını istedim. Böyle kıymetli bir anı bekleyen ricotta peynirimi ve soğuttuğum süt kremasını buzdolabından çıkardım. Önce kremamı çırpıp, kat kat hale getirdim, biraz pudra şekeri ekledim, çırptım, sonra da peynirimi ekleyip az biraz daha çırptım. Döktüm çileklerin üzerine, hem de hiç acımadan! Doldurdum krema ile tüm boşlukları...

Serdim sonra yumuşacık 2. katımı, yine ıslattım bolca çilek aromalı şurubumla. Bu defa da beyaz çikolatalı ganajı mikserle çırptıktan sonra boca ettim üzerine. Bolca da çilek, bu kez kalın kalın dilimlenmiş. Hıh tamam dedim, mutlu mutlu! (Emeril taklidi memnuniyet belirtisi! :) )

Son kalan pasta katımı da serdim üzerine, kapladım üzerini de streçle, koydum buzdolabına, mutlu mutlu terk ettim mutfağı :))

Ertesi gün, çıkardım dolaptan, çemberi de çıkardım, şahane! Süt kremasını çırpıp, kalın uç taktıgım krema sıkma torbamla pofuduk pofuduk tepecikler yaptım kenarlarına. Kıpkırmızı çileklerimi de dizdim ortasına. Yine pek bi güzel oldu. Fakaatt, ben pastayı dehşetengiz sıcakta mutfakta bırakıp, halletmem gereken bir işi halletmek üzere içeriye gidince, fotoğrafta gördüğünüz krema akıntısı meydana geldi. Maalesef arkadaşıma zaten o kadar geç kalmıştım ki, bu haliyle kaptım pastayı fırladım evden.

Mevsimin ilk çilekli pastasının hikayesi böyle efendim. Ben pastamı pek sevdim, dilerim yiyenler de sevmiştir...

Sizler lütfen hoşçakalın, ha bir de bu kadar güzelim, kıpkırmızı çileğin hatırına ''kıpkırmızı'' da kalın...

02 Mayıs 2010 Pazar

BEN 10 PASTASI

BEN 10 CAKE

Herkesin kuzusu kendine güzel. Bizim kuzumuz da hem pek akıllı hem pek yakışıklı. Eşimin ağabeyinin oğlundan bahsediyorum. Hani şu pastayı yaptıgım tatlı eltimin oğlundan. Memoş'umuza geçen sene de şu pastaları yapmıştım.

BEŞİKTAŞ PASTASI-TOP PASTA


GEMİ PASTA

Ben10'e tapan Memoş'umuza pastasının yanında Ben 10'li 2 farklı desenle kurabiyeler de yaptım,

BEN 10 COOKIE


BEN 10 COOKIE

Pasta ve kurabiyeleri yenilebilir baskı ile kapladım

BEN 10 CAKE

Kurabiyeleri de kurabiye jelatinlerine koyup, yeşil kurdale ile bağladım...

BEN 10 COOKIE

Sonuç? Mum üfleme merasimi sonrası pasta kesilirken, bizim 3 kuzu pastanın üzerindeki resimdeki kahramanların bulunduğu kısmı yemek için, pastayı sevgili eltime paramparça ettirdiler :) Ama sonuç? Sanırım hoşlarına gitti, eğlendiler. Var mı bir çocuğu mutlu görmekten daha kıymetli bir şey?

Hepinizin kuzularına mutlu yaşlar olsun, siz de bu arada hoşçakalın, kırmızı kalın...
 

Special design for KIRMIZI MUTFAK by GeCe